Hatice Mercan

Kaygı Bozukluğu

KAYGI NEDİR?

Kaygı bozukluğu konusuna değinmeden önce kaygıdan bahsetmek gerekir. Kaygı için psikodinamik yaklaşım, varoluşçu yaklaşım, öğrenme kuramları gibi psikoloji ekollerinin farklı farklı tanımlamaları vardır. Fakat en genel haliyle kaygı için ‘Tehlike veya talihsizlik beklentisinin kişide yarattığı bunaltı veya tedirginlik hali.’ denebilir. Tanımdan da fark edileceği üzere aslında kaygının gerçek anlamda bir nesnesi yoktur. Daha belli belirsiz bir süreçtir. Belli belirsiz olmasına rağmen çok rahatsız edicidir. Çünkü dış kaynaklardan bağımsız olarak sürekli zihinde varlığını devam ettirebilir. Bu durum kişileri huzursuzluğa, mutsuzluğa itebilir. İşlevsiz düşüncelerin sürekli olarak zihinde tekrar edilmesi ve bunun kontrol edilememesi durumunda kaygı bozukluğu ortaya çıkabilir. Özetle kaygı durumunun bozukluğa dönüşmesi ile oluşan hastalıkların genel adına ‘Kaygı Bozukluğu’ denir.

KAYGI BOZUKLUĞU TÜRLERİ NELERDİR?

kaygı bozukluğu

Kaygı bozukluğu türleri temelde ortak bir paydaya sahipken farklı yollara ayrılıp şekillenebilir ve farklı sonuçlar ortaya koyabilir.

DSM-5’te tanımlanmış kaygı bozukluğu türleri;

  • Yaygın Kaygı Bozukluğu
  • Agorafobi
  • Özgül Fobi
  • Toplumsal Kaygı Bozukluğu (sosyal fobi)
  • Panik Bozukluğu
  • Seçici Konuşmazlık (mutizm)
  • Ayrılma Kaygısı Bozukluğu
  • Maddenin/İlacın Yol Açtığı Kaygı Bozukluğu
  • Başka Bir Sağlık Durumuna Bağlı Kaygı Bozukluğu
  • Tanımlanmış Diğer Bir Kaygı Bozukluğu
  • Tanımlanmamış Kaygı Bozukluğu

KAYGI YOK EDİLEBİLİR Mİ?

‘Kaygınızı tek seansta,3 seansta, 5 seansta yok ediyoruz!’ gibi söylemlerde bulunan kimseler görürseniz arkanızı dönerek uzaklaşabilirsiniz. Çünkü kaygı yok edilebilen bir şey değildir. Kaygı kötü bir şey de değildir. Kaygı canlılığın doğal süreçleri içerisinde var olan, bireyin varlığını korumasına yardımcı olan, kişiyi hayatta tutan, işlevi yüksek bir duygudur. Önemli olan şey siz ve kaygı ilişkisinde kontrol iplerinin kimin elinde olduğudur.

KAYGIYLA NASIL BAŞA ÇIKILIR?

Kaygı bitmiyorsa hiçbir yere de gitmiyorsa evet kaygıyla baş ediyor olmak gerekiyor. Yani ipler kaygının elinde değil de sizin elinizde olduğu sürece problem yaratacak bir durum yok demektir. Peki bunu nasıl anlarız diyecek olursanız şöyle özetleyebilirim; kaygınız artık günlük işlevselliğinizi, insan ilişkilerinizi, iş hayatınızı ve daha birçok şeyinizi sekteye uğratır hale geldiyse bir uzmanla görüşmenizde fayda olacaktır.

Peki kaygıyla başa çıkmak için neler yapılabilir?

Gevşeme Yöntemleri

Kaygı kaslarda kasılmalara, ağrılara sebep olabilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı rahatlatıcı egzersizler yapmak fiziksel semptomları düzenleyeceği için zihinsel süreçlerinizde de rahatlama gerçekleşecektir.

Nefes Egzersizleri

Kaygının yoğun olduğu anlarda vücudumuzdaki sempatik sinir sistemi aktive olur. Bu aktivasyon ile vücudun daha fazla oksijen ihtiyacı duymasına sebep olur ve kalp ritmi de bunu sağlamak için artmaya başlar. Kalp atışının hızlanmasıyla beraber vücut herhalde bir problem var diyerek alarm haline geçecektir. Bunun yanı sıra gastrointestinal (sindirim sistemi) problemler, vücut ısısının yükselmesi, ellerin terlemesi gibi belirtiler ortaya çıkacaktır.

Vücudun bu şekilde alarma geçmesi ütüyü fişte bırakmak gibidir. Uzun süre ütüyü fişte bırakırsanız yangın çıkabilir. Vücudun bu alarm durumu aynı zamanda mantıksal düşünme süreçlerini sekteye uğratacaktır. Dolayısıyla bu ve benzeri zamanlarda nefes egzersizleri fazlasıyla önem arz eder. Diyafram kullanarak gerçekleştirilen nefes egzersizleri kalp ritminin normale dinmesine, parasempatik sistemin aktive olmasına ve vücudun alarm halinden çıkmasına yardımcı olur. Bu bağlamda da çok basit ve rahatlıkla yapılabilecek nefes egzersizleriyle kaygı kontrolünü sağlamak daha kolay olacaktır.

Mindfulness Egzersizleri

Mindfulness bilinçli farkındalık anlamına gelmektedir. Temelde var olan şey ise şimdiki zamanın farkındalığıdır. Yani odak ‘şimdi ve burada’dır. Mindfulness egzersizleri de dikkatimizin gittiği yeri yönetmeye yardımcı olur. Nefes, duyu, duygu ve düşünce üzerinde gerçekleştirilen mindfulness egzersizleriyle beraber uçuşan zihnin odağını şimdi ve buradaya getirebilir; kaygıyla başa çıkmada kendinize yardımcı olabilirsiniz. Mindfulness egzersizlerine dair detaylı bilgi için tıklayabilirsiniz.

Destekleyici Yaklaşımlar

Yoğun kaygı yaşayan bireylerin çevresi de kaygıyla başa çıkmada birey kadar önemlidir. Kaygı yaşayan bireyler bu noktada kendilerini suçlayabilir, içe kapanmacı yaklaşımlar sergileyebilirler. Tam tersi olarak çevresindeki insanların olumsuz eleştiri yapmaları, yargılamaları, kişinin kaygısını küçümsemeleri de kaygı yaşayan kişinin öfkesinin artmasına ve daha saldırganca davranmasına sebep olabilir. Dolayısıyla kaygılı bireyin çevresindeki  insanlar da var olan kaygıyı kabul edip kaçınmacı ve tetikleyici değil, destekleyici yaklaşımlar sergileyerek kaygı yaşayan kişinin daha rahat hissetmesini sağlayabilirler.

İlaç Tedavisi

Kaygıyla başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız bir psikiyatriste başvurabilir, uzmanın da gerekli görmesi durumunda ilaç kullanabilirsiniz.

Psikoterapi

Psikoterapi, psikolojik hastalıklar veya problemleri iletişim yoluyla  yani görüşmelerle çözme tekniğine verilen genel isimdir. Kaygı bozukluklarında da psikoterapi sıklıkla kullanılmaktadır. Sıklıkla kullanılan terapi çeşitlerinden biri olan Bilişsel Davranışçı Terapi ise en önde gelenlerdendir. Yapılan araştırmalarla BDT uygulanmış bireyler ve ilaç kullanımı arasında neredeyse fark olmadığı ortaya konmuştur.

Soru, görüş ve randevu talepleriniz için benimle iletişim sağlayabilirsiniz. Sağlıklı günler dilerim.